Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ayna

Zamanın sonunda ne var diye merak etti Gezgin. Gözlerini kapattı; Yoğunlaştı. Zihni uçmaya başladı evren boyunca Yıldızlar ve karanlık kendilerini onun gözlerine sunarken "Evrenin sonu var mıdır?" Zihin gözünü açtı Gezgin. "Burada hiçbir şey yok!" "Sükunetini koru..." İleride bir parlaklık var... "Neden ileride? Neden orada değilim?" "Odaklan. Çok heyecanlısın. Belki bu yüzden ulaşman gereken yerden uzaktasın." Yavaş yavaş yürümeye devam etti Gezgin zihninin tüm gücünü kullanarak. Parlaklık artıyor... Etraf çorak. Açık kahverengi, kızıl, turuncu. Hafif hafif toz kaldıran bir esinti... -Bir ayna.- Işığı yansıtan. Kendisini gördü aynanın gözlerinden Gezgin. Baktı... Şaşkın. Herkesin zamanının sonunda kişinin kendisinin olduğunu söyledi ayna. Ötesi kapalıymış gelenlere. "Ya zamanın sonu?" "Hangi zaman?" diye sordu ayna. Daha çok şaşkınlık... "Peki neden uzakta kalıp yaklaşmak zoru...
They may forget what you said, but they will never forget how you made them feel. Carl Buehner.

Seçimler, yollar...

Yüreğinin götürdüğü yere git/Susanna Tamaro

Korku

“17. Yüzyıl, matematiğin çağıydı, 18. Yüzyıl doğa bilimlerinin, 19. Yüzyıl ise biyolojinin çağıydı. Bizimkisi, yani 20. Yüzyıl ise korkunun çağıdır. Yaşadıklarımız içimizde bir şeyi yıktı. İnsanoğlunun bir başka insanla insanlığın diliyle konuştuğu takdirde, insanca tepkiler yaratabileceğine yönelik o güven duygusu.. İnsanlar arasında sürüp giden uzun diyalog, artık kesildi. Ve diyalog yoluyla ikna edilemeyenlerin, insanda ancak KORKU uyandırması da son derece doğaldır.” Kafka

Gezgin canavarın midesinde

Gezgin, bir gün kalktığında koca bir dev tarafından yutulduğunu fark etti. Ne zaman olmuştu bu? Muhtemelen o uyurken dev sinsice yaklaşıp yavaş yavaş onu kaldırıp midesine indirmişti... Ama bu nasıl olmuştu? Gezgin nasıl olmuş da uyanmamıştı? Esasen, Gezgin o gün kadar yorgundu ki uykusu çok ağırdı. Top patlasa duymaz dediklerinden... Her gün sadece bir gün daha hayatta kalabilmek için kalkıyor, gün içinde yapması gereken kadarını yapıp içindeki benliğini kış uykusunda tutuyordu. Bu şekilde bir varoluşa evrilmişti son dönemde. Ama uykuları da gitgide daha ağır, onu ele geçirmeye gitgide daha istekli oluyordu. Normalde her gün güneşi hissederek uyanan Gezgin, o gün garip bir esinti ve sıkışmışlık duygusuyla uyandı. Gözlerini açtığında havanın hala karanlık olduğunu gördü. Ama bu, her zaman bildiğimiz gece karanlığına benzemiyordu. İçinde bir panik dalgası yayıldı hızla. Yorgunluğu kendini ele verdi. Bir anda ağlamaya başladı. Önce bu kadar yorgun olmaması gerektiğini, bunun kendi su...

Çünkü daha iyisini bilmiyordum